Dışişleri: Suriye İle İlgili OPCW Kararı Çalışmalarının Siyasileştirilmesine Açık Örnektir Baskılar Ve Tehditlerle Gelmiştir

ŞAM – Suriye Arap Cumhuriyeti OPCW’nin doksan dördüncü oturumu sırasında bir grup Batı ülkesi, özellikle Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve Fransa tarafından, Örgütün yetkisinin dışında olan ve çalışmalarını politikleştirmeye ve dar ve kötü niyetli siyasi gündemlerini onun aracılığıyla dayatan tanınmış ülkelerde bir rehineye dönüştürmeye çalışan bir başka tehlikeli örnekle, batılı kararı geçiştirmek için kabul edilen şantaj, tehdit ve baskı yöntemleri ile ilgili olarak derin endişesini dile getirdi.

Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı’ndan yapılan ve SANA’nın bir kopyasını aldığı beyanda: Karara karşı Rusya Federasyonu, Çin Halk Cumhuriyeti ve İran İslam Cumhuriyeti karara karşı oy kullanırken dokuz ülke çekimser kaldığını, sebebinin ise örgütte üye ülke ve katılımı gereğince tüm yükümlülüklerini yerine getiren ve Kimyasal Silahların Yasaklanması İttifakında taraf olan Suriye’yi haksız olarak hedef alması  yasaya uygun olarak Suriye’nin üye ülkesini hedef aldığı için, çekimser kaldığını belirterek,OPCW’nin konsey ve konferanslarının kararlarını oylamanın olağan olmadığını ve önemli kararlarının çoğunun oybirliğine itimat ettiğini ifade etti.

Bakanlık; “Batılı karar, 8 Nisan 2020 tarihli bir raporda “Nusra Cephesi” teröristleri tarafından kolları olan Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Fransa ve Almanya’nın desteklediği, finanse ettiği ve doğrudan desteklediği, finanse ettiği ve yönlendirdiği “Beyaz Kasklılar Cemaati” tarafından yardımlarıyla düzenlenen söz konusu olaylar konusunda, Mart 2017’de Hama ilindeki Latamina kasabasında kimyasal silah kullanımı ile ilgili iddia edilen üç olayla ilgili yasadışı “soruşturma ve kimlik” ekibi tarafından hazırlanan rapor yanıltıcı sonuçlara dayanıyordu” dedi.

Bakanlık beyanında, kararın bu teknik örgütün çalışması için yapılan anlaşma ile belirlenen yetkiyi aşan hususları içerdiğine, sadece örgütün çalışmasında daha fazla komplikasyon yaratacağına, esas rolünden uzaklaşacağına ve Suriye ile örgüt arasında var olan yapıcı işbirliğini olumsuz yönde etkileyeceğine dikkat çekti.

Bakanlık, bu kararı almanın örgütün çalışmalarının net bir siyasallaşmasını temsil ettiğini, üye devletler arasındaki bölünmenin şiddetini pekiştireceğini, daha fazla kutuplaşmaya doğru iteceğini, sonuçta bu örgütün rolü, işleyişi ve hedeflerine hizmet etmeye yol açacak bilinen ülkelerin kapris ve planlarına göre anlaşmanın hükümlerinin daha fazla manipüle edilmesini amaçlayan örgüt içinde çalışmaya yönelik bir metodoloji tahsis edeceğini belirtti.

Bakanlık, bu kararın ABD ve bazı Batılı ülkelerin, siyasi amaçları ve bilinen gündemleri elde etmek için kimyasal silah kullanma bahanesi altında Suriye Arap Cumhuriyeti ve diğerlerine karşı daha fazla fabrikasyon yürütmek için örgütü bir bahane ederek kullanmasına izin vereceğini aynı zamanda da söz konusu terörist gruplarla mücadele etmek ve ortadan kaldırmak için uluslararası çabaları seferber etmek yerine Suriye devletini suçlamak için daha fazla uydurma kimyasal tiyatroları düzenlemeye teşvik edecek ahatalı mesajlar vereceğine işaret etti.

Bakanlık, Suriye Arap Cumhuriyeti’nin kim tarafından, herhangi bir yerde ve zamanda ve herhangi bir şartla olursa olsun kimysal silahların kullanımını kınadığını yineleyerek, ABD, Fransa,, İngiltere ve diğer batılı ülkelerin liderlik ettiği, Suriye Arap Cumhuriyeti’ni kimyasal silah kullanmakla suçlayan, yalan ve fabrikasyon hamlelerinin tümünü reddettiğini belirterek, aralarında “beyaz kasklılar” terör grubu dahil terörist örgütlerin bu silahları kullandığının ve çalıştıranlarının emirleriyle hareket ettiklerini, Suriye toprakları coğrafyası üzerinde teröre karşı savaşında Suriye Arap Ordusunun her zaferi ve kahraman başarısıyla birlikte kimysal silah olayları tiyatrolarını ortaya sürdüklerinin herkesçe bilindiğini açıkladı.

Bakanlık, Suriye’nin bu kararı desteklememek için doğru pozisyonu almayı seçen, bu kararın reddedilmesi organizasyonu ve çalışma birimini ve Kimyasal Silahlar Sözleşmesinin doğru uygulanmasını amaçladığı için uygulanan her türlü baskı ve gaspı reddeden ülkelere teşekkürlerini ve takdirlerini dile getirdi.

Check Also

Kamışlı Kentinde Türk Saldırısı Sonucunda Bir Sivil Yaralandı

HASEKE – İşgalci Türk kuvvetlerinin Kamışlı kenti Süveyş Kanalı Semtine yönelik düzenlediği havanlı saldırı sonucunda …