İskenderun Sancağının Çalınması Suçu Yıldönümünde.. Zaman Ne Kadar Uzarsa Uzasın Suriyelilerin Hakları Bakidir

ŞAM – Çalınmış İskenderun Sancağı davası, anavatanı Suriye’den çalınması suçu üzerinden 80 yıl geçmesinden sonra dönüşü kesin olan Suriyelinin vicdanında bölünmez bir parçadır. Bu suçun işlenişi üzerinden 80. Yıldönümü Suriyelilerin, Türk rejimi, sömürgeci batı ve gerici Arap rejimlerinden destekli teröre karşı zaferinin son faslını yazmaya yaklaştığı zamana denk geliyor.

Acı yıldönümü, Fransız ve İngiliz işgalcilerle o zamanlarda II. Dünya Savaşı’nda Müttefiklerin yanında yer almasına karşılık olarak, üçlü bir anlaşma çerçevesinde, Sancağın rastgele rüşvet olarak katan Türkiye’nin kara tarihini zihinlere getiriyor ki bugün de terör örgütlerini desteklemek ve Suriye topraklarına yönelik saldırganlığı kanalıyla tekrar etmeye çalıştığı şey budur.

1 Eylül 1939 yılında 2. Dünya Savaşının patlak vermesi, Avrupa’daki durum, müttefiklerin kendi saflarına katma haceti veya tarafsız kalmasını sağlamayı fırsat bilen Türkiye, özelikle de 20 Temmuz 1939 tarihinde düzenlenen Montrö Sözleşmesinden sonra savaş yıllarında boğazları hakimiyeti altına almış ve İskenderun Sancağı’nın koparıldığını ilan etti.

Bugün ise Türk saldırganlığı, Halep, Haseke ve Rakka kırsallarında Suriyeliler hakkında yüzlerce sivilin kurban düştüğü çok sayıda katliamlar işleyen, bu topraklarda gözünün olduğuna yönelik gerçeği açıkça gösteren Suriye topraklarına açık saldırganlığı, Suriyelilerin kanlarını akıtan terör örgütlerine desteği ve Türkiye’yi Suriye’ye geçmeleri için geçit yapan, ihvancı Erdoğan rejimi kanalıyla tekrarlanıyor.

İskenderun Sancağı’nı soyma suçu üzerinden seksen yıl geçti. Bu suça karışanlar, zaman aşımına uğrayarak düşeceğine bel bağlıyorlardı. Mücrimlerin işgal politikaları, Sancağın köy isimlerini ve aynı anda Araplılığı ve Suriyeliliğini tespit eden demografik yapısını değiştirme politikasından başlayarak, bu kimliği yok etmek, Arapça dilde eğitimi iptal etmek, içindeki tüm devlet işlemlerini iptal etmek ve İskenderun Sancağı’nın koparıldığı merhalede kaim olan uluslararası örgüt olarak Milletler Cemiyeti’nin koyduğu sisteme karşıt bir şekilde resmi para olarak Türk lirasının para birimi olarak yürürlüğe konmasına varıncaya kadar, 4500 kilometrekareyi aşan bir alana yayılmış olan Sancağı ve köylerini asimile etme sürecini pekiştirecek uygulamalar kanalıyla işgal politikalarını hafızalara kazımaya çalışıyorlar.

Düşmanca üsluplar olarak arka arkaya gelen Türk işgal rejimlerinin dayattığı demografik yapıyı değiştirme politikaları, İskenderun Sancağındaki haklarının zaman aşımıyla düşmeyeceği, bütün insanlığın yolunu aydınlatan ilk uygarlık ışığından hareketle ilk alfabenin sahibi olan vatanlarıyla daima onur duyan, Suriyelilerin hafızalarından gasp edilmiş Sancağı hiç kimse silmeyecek silemeyecektir.

Check Also

Halep Güneybatı Kırsalındaki Terör Örgütleri Yuvaları Hedef Alındı Çok Sayıda Terörist Öldürüldü

HALEP – Suriye Arp Ordusu birlikleri Halep ve güneybatı kırsalındaki güvenli bölgelere yönelik füzelerle saldırılarına …